Türkiye Cumhuriyeti

TİCARET BAKANLIĞI

Bakan Tüfenkci, ICPEN Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı ve Bahar Konferansı'nın açılışına katıldı

Bakan Tüfenkci, UBER tartışmasına ilişkin "Sadece Türkiye'de değil, tüm dünya ölçeğinde ortaya çıkan bu güncel tartışmayı, paylaşım ekonomisinin genel kazançları ve riskleriyle birlikte değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Uluslararası Tüketici Koruma ve Uygulama Ağı'nın (ICPEN) Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı ve Bahar Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın önemli dönüşümler yaşadığını ifade etti. 

Bir yandan bilgi iletişim teknolojileri ile makinelerin birbirine bağlı çalıştığı yeni bir sanayi modelinin "Endüstri 4.0" adıyla yaygınlaştığını bir yandan da dijital ekonomi ile onun getirdiği ticari uygulama biçimlerinin tüm ülkeleri ve insanları etkisi altına aldığını belirten Tüfenkci, şunları kaydetti:

"Böyle bir dönüşüm iklimi içerisinde, ekonomik olarak zarara uğrama ihtimaline ve sağlık ve güvenlik risklerine en açık olan kesim hiç kuşkusuz tüketicilerdir. Zira hayatları boyunca on binlerce mal ve hizmet satın almakta, on binlerce reklama maruz kalmaktalar. Dijital ekonominin getirdiği ticari ilişki biçimleri de tüketiciler için her şeyi biraz daha karmaşık hale getiriyor. Teknolojik dönüşüm, hem tüketici sorunlarını artırıyor hem de çözüme yönelik imkanlar ve araçlar sunuyor. Tüketici sorunlarının çözümü, aynı zamanda, tüm dünyada konuyla ilgili olarak çalışan kamu kurumları arasında iş birliğini de zorunlu hale getiriyor. Büyük bir çoğunluğu sınır ötesi hale gelen tüketici sorunları karşısında tüketici politikasında küresel bir yönetişim anlayışının sağlanması, diğer bir deyişle iş birliği ve dayanışmanın kurumsal hale getirilmesi büyük bir önem taşımaktadır."

Bakan Tüfenkci, Türkiye'nin tüketici sorunlarının çözümü, kamu idareleri arasındaki iş birliği, diyalog ve dayanışmanın artması için çalışan ICPEN'e büyük önem verdiğini dile getirerek, 2010 yılında Türkiye'nin üye olduğu bu ağın gelişmesi ve güçlenmesi için sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Tüfenkci, ICPEN Dönem Başkanı sıfatıyla geçen temmuz ayından bu yana yoğun bir çalışma temposu içerisinde çalışıp kuruluşu daha yetkin bir noktaya taşımaya gayret ettiklerini, bu gayretlerinin de hala devam ettiğini bildirdi.

"Yeni bir hukuki sistemin varlığı bir zorunluluk"

Bülent Tüfenkci, Türkiye'nin, başkanlık dönemine 3 yeni çalışma grubu kurarak başladığını, bu çalışma gruplarının "Sosyal Medya Yoluyla Reklamcılık", "Tüketici Sorunlarının Tazmini ve Kamu İdarelerinin İşlevi" ve "Tüketici Hukuku Ortak Dijital Terminolojisi" olduğunu bildirdi.

Bu grupların çalışmalarında önemli bir merhale katettiklerini ve bu çalışmalardan bazılarının sonuçlarını önümüzdeki 3 gün içinde analiz edeceklerini, bunların yanı sıra ICPEN'in önceki dönem başkanlıklarınca oluşturulmuş diğer çalışma gruplarının da faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Tüfenkci, etkinliğin içeriğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün ICPEN'in geleceği üzerinde fikir alışverişinde bulunacağız. Yarın ve bir sonraki gün ise internet karaborsası olarak da bilinen ikincil biletleme uygulamaları, dijital ekonomide sözleşme hüküm ve koşulları, sosyal medyada sorumlu reklamcılık, sınır ötesi tüketici sorunları çözüm mekanizmamız econsumer.gov'daki güncel gelişmeler gibi önemli konuları tartışacağız. Ayrıca, ICPEN Türkiye Başkanlığı'nın üzerinde durduğu, paylaşım ekonomisi adı verilen uygulamalara değinmek istiyorum. Paylaşım ekonomisi, klasik tüketici-satıcı ilişkisinin dışında cereyan eden ve hizmet sunan tarafın her zaman tacir olmayabildiği yeni ticari ilişki biçimlerini tanımlamaktadır.

Paylaşım ekonomisi, günümüzde özellikle şehir içi yolcu taşımacılık hizmeti verilmesi noktasında tüm dünyada yaygınlık kazandı. Bu hizmeti verenlerin bazılarının esnaf ya da tacir olmadığını da görüyoruz. Türkiye'de özellikle son birkaç aydır konuyla ilgili olarak, piyasaya hakim bir firmanın uygulamaları ile klasik anlamda taksi hizmeti verenler arasında çeşitli sorunların yaşandığını üzüntüyle görmekteyiz. Sadece Türkiye'de değil, tüm dünya ölçeğinde ortaya çıkan bu güncel tartışmayı, paylaşım ekonomisinin genel kazançları ve riskleriyle birlikte değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz."


Bakan Tüfenkci, bu yıl ICPEN'de konunun ayrıntılı biçimde tartışıldığını ve çözüm üretilmesi için konsensüs sağlanmaya çalışıldığını, OECD ve Avrupa Komisyonu'nun da konuyla ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.  

Tüfenkci, "Konuyla ilgili olarak hepimizin temel amacı, ortak bir akılla paylaşım ekonomisi uygulamalarındaki tüketici risklerini ve kamu düzenini bozucu diğer riskleri ortadan kaldırmaktır. Tüketicinin, paylaşım ekonomisi uygulamalarıyla mali açıdan zarar görmesini önleyecek yeni bir hukuki sistemin varlığı bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. ICPEN'in Türkiye Başkanlığı dönemi sonunda hazırlayacağı genel raporda, bu konuya yer verilecek. ICPEN, bu önemli sorunun sistemdeki tüm aktörleri memnun edecek şekilde çözümlenmesi noktasında sorumluluk üstlenecektir." ifadelerini kullandı. 


Türkiye'nin 1990'lı yılların başından beri tüketicinin korunmasına önem verdiğini anımsatan Bakan Tüfenkci, ilk tüketici mevzuatının 1995 yılında çıkarıldığını söyledi.

Ancak, tüketicinin korunmasının ekonomik gerçeklere uyum sağlayacak biçimde sürekli bir biçimde yenilenmesi gereken bir politika alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Tüfenkci, bu nedenle sonraki yıllarda yapılan revizyonlar hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Bakan Tüfenkci, Türk tüketicilerinin Finansal tüketicinin korunması, Haksız ticari uygulamalar, Reklam Kurulu, E-ticaret ve mesafeli satışlar, Piyasa gözetimi ve denetimi, Satış sonrası hizmetler ve garanti belgesi, Alternatif uyuşmazlık çözümleri ve Tüketici Hakem Heyetleri ile bunlar gibi birçok kavramla tanıştırdıklarına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Tüketici hakem heyetlerimizle, milyonlarca tüketicinin sorunlarına mahkemelere gitmeden, hızlı ve kolay bir biçimde çözüm bulundu. Bu süreçte, tüketici haklarına aykırı faaliyetlerde bulunan yüzlerce firmaya yaptırımlar uygulandı. Ancak, tüketici politikalarını yalnızca özel sektöre ceza veren bir mantıkta yorumlamadık. Firmalara, tüketici hukukundan doğan sorumluluklarını anlatmaya çalıştık, bu amaçla eğitimler düzenledik, rehberlik faaliyetlerinde bulunduk.

Tüketicinin korunması alanında halen yapacağımız çok ama çok iş var. Bunlardan en önemlisi, ICPEN'in de üzerinde durmakta olduğu, tüketici politikasının paydaşlarıyla gerçekleştirilecek yakın ilişkilerdir. Yeni dönemdeki en önemli hedefimiz, bugün değerli temsilcileri misafir olarak aramızda bulunan Sivil Toplum Örgütlerinin, tüketici politikalarına ve uygulama süreçlerine katılımlarını sağlamak, onların proje üretme ve uygulama kapasitelerinin geliştirilmesinde yardımcı olmak ve onları, tüketici hareketinin demokratik bir yaklaşımla tabana yayılması hususunda öncü konuma getirmektir."


"Güçlü tüketici, güçlü ekonominin bir yansımasıdır"

Güçlü tüketicinin güçlü ekonominin yansıması olduğuna dikkati çeken Tüfenkci, Türkiye'nin 2017 yılında, hükümetin istikrarlı ekonomik politikası sayesinde, 7,4'lük büyüme oranıyla dünyada en fazla büyüyen ikinci, G-20'de ise birinci ekonomi olduğunu hatırlattı.

Bakan Tüfenkci, Türkiye'nin 2017'de ayrıca 1 milyon 600 bine yakın kişiye istihdam imkanı sağlayarak bu alanda öncü ülkelerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye, genç ve dinamik nüfusuyla, büyük yatırımlarıyla, istikrar ve güven yansıtan ekonomik yapısıyla, bölgesinin ve global düzlemin en önemli ekonomik aktörlerinden biridir ve böyle kalmaya devam edecektir. Türkiye, global ve bölgesel düzeydeki bu etkin ve belirleyici gücünü, yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı tehditler ve politik istikrarsızlaştırma girişimlerine rağmen, korumakta ve güçlendirmektedir.

Bu tehdit ve girişimlerin en önemlilerinden birini, 2016 yılının 15 Temmuz günü tecrübe ettik. O gün, Fethullah Gülen adlı bir terör örgütü liderinin Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisine yerleştirdiği kişiler, hür seçimlerle göreve gelmiş hükümeti devirmeye ve Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya kalkıştılar. Ama Türk milleti bu alçak darbe girişimini el ele vererek mağlup etti ve demokrasisine, hükümetine ve anayasasına sahip çıktı, sivil direniş anlamında Türk milleti bir tarih yazdı."


Türkiye'nin bu tip terör örgütleri ile mücadeleyi hem yurt içinde hem yurt dışında ciddi anlamda yaptığını ve yapmaya da devam edeceğini dile getiren Tüfenkci, bu bağlamda sınırların hemen yanı başında oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna yönelik de yakın zamanda bir operasyon gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Bu operasyonun da başarıyla neticelendirildiğine dikkati çeken Tüfenkci, "Dolayısıyla biz özellikle ekonomimizin terör saldırılarından önlenmesi, milletimizin huzuru, sağlıklı ekonominin işleyişi, sağlıklı demokrasinin işleyişi adına terörle mücadeledeki kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.


"21'inci yüzyılın tüketici politikasını tayin etmek ve uygulamak hepimizin hedefi olmalı"


Bakan Bülent Tüfenkci, küresel ekonominin en önemli unsurlarından biri olan tüketicinin korunması alanında önceliklerin, ortak politikalar üretmek, ortak bilinç düzeyine erişmek, iş birliği ve dayanışma sağlamak ve ICPEN'in bilinirliğini tüm dünya sathına yaymak olduğunu aktardı.

"21'inci yüzyılın tüketici politikasını tayin etmek ve uygulamak, hepimizin temel hedefi olmalıdır." diyen Tüfenkci, yapılacak faaliyetlerde  geleceğin tüketicisinin yaşayacağı sorunların da hesaba katılması gerektiğini söyledi.

 "ABD'den Avustralya'ya kadar çok geniş yelpazede bir katılımı sağlamış olduk"

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Tüfenkci, ICPEN kapsamında Türkiye'de gerçekleştirilen toplantının önemine dikkati çekerek, toplantı kapsamında İstanbul'un tarihin en önemli katılım rekorlarını yakaladığını söyledi.

Etkinlik çerçevesinde 46 katılımcı ülke, 4 uluslararası kuruluş ve 102 katılımcının İstanbul'da bir araya gelerek rekor kırıldığını belirten Bakan Tüfenkci, bu sayının Türkiye'ye son dönemde artan ilginin de göstergesi olduğunu dile getirdi. Tüfenkci, "ABD'den Avustralya'ya kadar çok geniş yelpazede bir katılımı sağlamış olduk. Amaç, tüketici hukuku açısından ortak bir platform oluşturmak ve kamu otoriteleri arasında ortak yaklaşım sağlayabilmek, yeni tüketici politikalarını hayata geçirebilmek." dedi.

Ticaretin yerelden uluslararası zincire doğru giden bir anlayış taşıdığını, tüketici tercihlerinde de yerelden uluslararasına doğru kayma yaşandığını belirten Bakan Tüfenkci, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tüketici tercih eğilimlerine baktığımızda da global tüketici tercihlerini sıralayabiliriz. Özellikle son yıllarda ortaya çıkan dijital tüketim, dijital ticaret noktasında tüketicinin korunması, tüketicinin binlerce reklamla farkına vararak veya varmayarak, reklam bombardımanı içinde tüketicinin bilinçlendirilmesi ve doğru seçimlere yönlendirilmesi, ürün güvenliğinden piyasasının gözetlenmesine kadar, tüketicilerde oluşan mağduriyetin giderilmesinde uluslararası anlamda kamu otoriteleri neler yapabilir noktasında 3 gün sürecek bu çalışmada ortak bir bildiri yayımlanarak bir perspektif çizilmesini arzu ediyoruz. 

Paylaşım ekonomisi noktasında yine taksicilerin tüm dünyada maruz kaldığı yeni uygulamalar, tüketicin bu uygulamalardaki konumu, bundan zarar görmemesi noktasında neler yapılabilir, burada ortak bir platformda, ortak bir uygulamada buluşulabilir mi, bugün ve yarın tartışılacak."